Haber – Laboratuvar ortamında çoğaltılabilen insan iskeleti kası

Duke Üniversitesi’nden araştırmacılar dünyada ilk kez dış uyaranla kasılarak, tepki verebilen insan iskelet kasını laboratuvar ortamında çoğaltmayı başardılar. Elektriksel pulslar, biyokimyasal sinyaller ve farmasötiklerle uyarılabilen bir kas ürettiler. Laboratuvarda yetiştirilen doku sayesinde insan kaslarında yeni ilaçlar ve hastalıklar test edilebilir. Duke Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Nenad Bursac ve Bursac Laboratuvarı’ndan Lauran Madden eşliğinde yürütülen araştırma 13 Ocak’ta eLife açık erişimli eLife dergisinde yayınlanacak.

“Bu işin asıl güzelliği klinik denemeler için bir petri kabının yeterli olabilmesi. Bu sayede ilaçların etkinliğini ve güvenliğini hastanın sağlığını riske atmadan deneyebileceğiz. Ayrıca bu sayede özellikle biyopsi almanın zor olduğu nadir hastalıkları ilişkin fonksiyonel ve biyokimyasal sinyalleri yeniden üretebiliriz,” diyor araştırmacılar. Bursac ve Madden küçük daha önceden kök hücre olarak çalışılmış fakat henüz kas hücresi olmamış insan hücreleri üzerinde çalışarak işe başladı. Sonrasında bu miyojenik öncülleri 1000 kattan fazla genişleterek sonra onları destek için besleyici jelle dolu 3D kalıplara yerleştirerek onları hizaladı. Böylece bu hücreler fonksiyonel kas fiberlerine dönüştü.

Madden yeni kasların insan vücudundaki dokuya ne kadar benzerlik taşıdığını bulmak için bazı baraj testlerine odaklandı. Sonrasında ise kasların elektriksel stimülasyona ne kadar doğru bir şekilde tepki verdiğini gördü. Bu laboratuvarda üretilen kaslar için bir ilk niteliğinde. Ayrıca sinyal yollarının sinirleri kasları bozmadan fonksiyonel bir şekilde etkilediğini gösterdi.

Bu kaslar tıbbi testler için kullanılabilir. Bursac ve Madden sayede çeşitli ilaçların, özellikle de kolesterol ve klenbuterolü düşürmek için kullanılan statinlerin (atletler için performans geliştirici) etkilerini görmek için kullanılabileceğini düşünüyor.Ayrıca Bursac’ın grubu biyopsi hücreleri yerine indüklenmiş pluripotent kök hücrelerinden kasılabilen kas hücreleri üretmeye çalışıyor.

Araştırmacılar böylece çileli kas otopsileri yerine hastadan sadece küçük bir deri veya kan örneği alarak alarak indüklenmiş pluripotent hücreleriyle kas hücreleri üretmek için uğraşıyorlar.

Kaynak: ScienceDaily
Çeviri: GerçekBilim

Haber – Nöroloji alanında 4. boyut

Endonezya’nın başkentine iki saat mesafede bulunan bir laboratuvarda bilim insanları önemli bir nöroloji araştırması yapıyor. 47 yaşındaki Japon bilim adamı Warsito Purwo Taruno, Alam Sutera’da bulunan Tomografi Araştırma Merkezi’nde beyne elektrik sinyalleri göndererek çalışan 4 boyutlu bir röntgen sistemi üzerine çalışıyor. 4 boyutlu olacak olan yeni görüntüleme sistemi eş zamanlı veri aktarımına olanak tanıdığından beyni incelemedeki en iyi yol olarak adlandırılıyor.

Endonezyalı bilim insanları beynin uyku, okuma veya müzik dinleme gibi gündelik işlere farklı tepkiler verdiğini keşfederek bu araştırmaya imza attı.

Kyoto Üniversitesi bilim insanlarıyla ortaklaşa yürütülen çalışma, nöroloji araştırmalarında çığır açacağa benziyor.

Kaynak: EuroNews

Haber – Ambulans Drone

Hollanda’nın Delft Üniversitesi’nde acil durumlarda hasta veya yaralılara müdahale etmek amacıyla “Ambulans Drone” geliştirildi. Ambulans Drone, bir kaza veya kalp krizi gibi durumlarda sağlık ekipleri gelene kadar zaman kaybetmemek amacıyla ilk müdahale donanımlarını üzerinde bulunduracak. Acil bir durumda hemen yola çıkan ambulans drone, 5 dakika içinde işaretlenen hedefe varacak. Orada hastaya müdahale edecek kişi tarafından alınıp, acil durum noktasına götürülecek. Bu sırada merkezden bir operatör drone’un kamerasından olup biteni takip edecek ve hoparlörü ile komutlar verecek. Bu ambulans drone’un ilk prototip örnekleri üzerinde bir defibrilatör cihazı taşıyor olacak. Böylece kalp krizi durumunda acil müdahaleye fırsat tanıyacak.

Kaynak: Fizikist

Haber – Biz yoğun siyasete maruz kalırken dünya biliminde yaşanan 23 mühim gelişme

Malumunuz, uzun zamandır, dünya gündeminde Türkiye’nin bahsinin geçmesini sağlayan tek özellik, Ortadoğu’da yer alan bir ülke olması. Birçok alanda olduğu gibi bilimdeki gelişmeleri de dışarıdan takip eden bizler, ‘zorunlu kimya tartışılmıyor’ sözlerini tartışırken, birkaç ay içerisinde, bilim alanında hangi önemli gelişmeler yaşandı bir göz atalım.

1. Bilim insanları HIV virüsünü yok etmeyi başardı

Bilim insanları, HIV virüsünü kontrol altına almayı veya zayıflatmayı amaçlayan tedavilerden farklı olarak, ilk kez insan hücrelerinden yok etmeyi başardı.

2. Üç boyutlu yazıcıyla üretilen kafatası başarıyla insana yerleştirildi

Kronik kemik bozukluğuna sahip, kafatası kemiği 1,5 cm’den 5 cm’e kalınlaşmış, görme kabiliyetinin azalması ve baş ağrılarından şikayetçi 22 yaşında Hollandalı bir kadının kafatasının üst bölgesi çıkartıldı ve onun yerine 3 boyutlu yazılmış kafatası yerleştirildi.

3. Tıp tarihinde ilk kez durmuş kalbin nakli yapıldı

Avustralyalı doktorlar bir ilki gerçekleştirerek durmuş bir kalbi hastaya nakledip hayata döndürdü.

4. Tıp tarihinde ilk kez rahim nakli yapılan bir kadın doğum yaptı

İsveç’te tıp tarihinde ilk kez rahim nakli yapılan bir kadın doğum yaptı. Gothenburg Üniversitesi ve Stockholm Tüp Bebek Ünitesi’nde görevli doktor Mats Brannstrom liderliğindeki ekibin rahim nakli yaptığı 36 yaşındaki kadının, geçen ay bir erkek çocuk dünyaya getirdiği bildirildi.

5. Laboratuvarda ilk kez işlevsel bir organ üretildi

İngiliz bilim adamları, laboratuvar ortamında ilk kez bütün işlevlerini yerine getiren organ üretti.

6. Bilim insanları kanser yiyen bakteri buldu

Bilim insanları, yaptıkları araştırmada, vücuda enjekte edilen bir tür bakterinin kanserli tümörü küçülttüğü bulgusuna ulaştı.

7. Meryem Mirzakhani ‘Matematiğin Nobeli’ni kazanan ilk kadın oldu

İran doğumlu matematikçi Meryem Mirzakhani, ‘matematiğin Nobel ödülü’ olarak bilinen Fields madalyasını alan ilk kadın oldu.

8. ABD’li araştırmacılar, dünyanın ilk şarj edilebilir bataryasını geliştirdi

ABD’li araştırmacılar, dünyanın ilk şarj edilebilir bataryasını geliştirdiklerini duyurdu. Işık ve hava ile kimyasal tepkimeye girerek çalışan cihaz, ‘nefes alan batarya’ olarak tanımlanıyor.

9. Laboratuvarda yapay deri geliştirildi

Bilim insanları laboratuvar ortamında yapay deri geliştirmeyi başardı. Hedef, ilaç ve kozmetik ürün testlerinde hayvan kullanımına son vermek.

10. Kendi kendini iyileştirebilen kas geliştirildi

Bilim adamları, laboravutar ortamında kendi kendini iyileştirebilen kas geliştirdi.

11. Laboratuvar ortamında yapay damar üretebilen teknoloji geliştirildi

Alman Fraunhofer Enstitüsü uzmanları, laboratuvar ortamında yapay olarak damar üretebilen birteknoloji geliştirdi. Araştırmacılar bunun için bir özel yazıcıyı kullanıyor.

12. Yapay zeka ‘Turing Testini’ geçmeyi başardı

Eugene Goostman adlı bir yapay zeka, İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimcisi Alan Turing tarafından geliştirilen Turing testini geçmeyi başardı.

13. Merkür’deki donmuş su ilk kez görüntülendi

NASA uzay aracı MESSENGER Güneş’e en yakın gezegen Merkür’deki donmuş halde bulunan suyu ilk kez görüntülemeyi başardı. MESSENGER, Merkür’ün kuzey kutup noktası yakınlarındaki donmuş su izlerini fotoğrafladı.

14. Görünmez güneş paneli üretildi

ABD’li araştırmacılar neredeyse tamamen şeffaf olan yeni nesil bir güneş paneli üretmeyi başardı.

15. Bilim insanları elektrik akımıyla hafızayı güçlendirdi

Amerikalı bilim adamları, beynin belirli bir bölgesine özel yöntemle elektrik akımı vererek hafızayı güçlendirmeyi başardı.

16. Dünyada süpernova deneyi yapıldı

Bilim insanları Evren’deki en güçlü patlama olarak bilinen süpernovayı, laboratuvar ortamında oluşturduklarını açıkladı. Yapay süpernovada, yüklü parçacık saçan şok dalgaları da ortaya çıktı.

17. Bilim insanları, kök hücreleri beyin tümörlerini yok etmek için kullandı

Bilim insanları, kök hücreleri beyin tümörlerini yok etmek için kullandı. Yeni yöntemin uzun vadede kanser tedavisinde kullanılabileceği düşünülüyor.

18. Dünyanın en büyük teleskobunun inşasına başlandı

Şimdiye kadar yapılmış en büyük teleskobun yapımına Şili’de düzenlenen törenle başladı.

19. Pirinç tanesinden küçük elektronik kalp pili üretildi

Ürettikleri pirinç tanesinden küçük kalp pilini, yeni geliştirilen sistemle vücut dışından kredi kartı büyüklüğündeki güç kaynağıyla şarj etmeyi başaran Amerikalı bilim adamları tıpta çığır açabilecek buluşa imza attı.

20. Zihinle kontrol edilen robotik kol geliştirildi

ABD’li bir firma tarafından geliştirilen robotik kol, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından onaylandı. Karmaşık fonksiyonları yerine getirebilen kol insanlarda kullanılacak.

21. ‘Yeniden Programlanmış Hücreler’ ilk kez insana nakledildi

Japonya’da “yeniden programlanmış hücreler” anlamına gelen iPS hücreleri ilk kez insana nakledildi.

22. Beyin kanaması tanısı koyan başlık üretildi

Yeni icat edilen bir başlıkla, hastanın beyin kanaması geçirip geçirmediği sorusuna hızla yanıt verebileceği belirtiliyor.

23. TÜBİTAK’ın Beğenmediği Proje Dünya Birincisi Oldu!

Özel MEF Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi İlayda Şamilgil, “First Step To Nobel Prize In Physics” yarışmasında, 70’e yakın ülkeden 5 bin fizik projesini geçerek dünya birincisi oldu. Daha önce TÜBİTAK’ın yarışmasına da gönderdiği projenin, burada dereceye giremediği öğrenildi.

Kaynak: Onedio

Haber – Kanamayı 20 saniyede durduran jel VetiGel

Travmatik bir yaralanma durumunda müdahale için saniyeler bile önemlidir. İnsan her ne kadar çok dayanıklı bir canlıysa da, kan kaybına çare bulunamadığı takdirde ölüm kaçınılmazdır. Özellikle trafik kazalarında ve tabii ki savaş alanında kanamalara çözüm üretmek kritik önem taşır. Bilim insanlarının bu konudaki çalışmaları, tıp literatürünün var olduğu ilk günden beri sürmektedir. Bugün gündeme gelen bir teknoloji, canlıların yüzyıllardır baş belası olan “kan kaybı” sorununa belki de en güçlü çözümü sunuyor. VetiGel adlı jel sadece 20 saniyede en korkunç yaralardaki kanamaları durdurmayı vaat ediyor. Bitki bazlı bir jel olan VetiGel, cerrahi müdahale öncesi ölüm riskini minimuma indiriyor ve kanaması olan hastalara çok kritik şekilde vakit kazandırıyor. 2011 yılında bir fikir olarak doğan VetiGel projesi Joe Landolina tarafından bulundu ve Suneris firması tarafından geliştiriliyor.

Öncelikle veteriner kliniklerinde hayvanlar üzerinde kullanılacağı belirtilen VetiGel eğer bir sakıncası olduğu keşfedilmezse tıp dünyası için muhteşem bir buluş. Umarız VetiGel ile birlikte kan kaybından ölen hastaların sayısı giderek azalır. Eğer kanlı görüntüler ile herhangi bir sorununuz yoksa, bu yeni çözümün etkileyici videosunu yukarıdan izleyebilirsiniz.

Kaynak: Techno-Labs

Haber – Üç boyutlu yazıcı teknolojisi, QLED dijital ekranlı kontakt lens basacak seviyeyeye kadar gelişti

Giyilebilir teknolojik aygıtlar, teknoloji marketlerin raflarını işgal etmeye başladı. Akıllı saatler, spor bileklikleri ve hatta artırılmış gerçeklik gözlükleri, birbiri ardına yeni modelleriyle karşımıza çıkıyor. Oculus Rift gibi, sanal gerçeklik peşinde koşan icatları da giyilebilir cihazlar listemize unutmadan ekleyelim. Princeton Üniversitesi’nin yürüttüğü bir araştırma, kontakt lenslerin de dijital görüntü desteği kazanmasını ve giyilebilir cihazlar arasına katılmasını sağlayacak gibi görünüyor.

Princeton Üniversitesi araştırmacıları, dünyanın ilk quantum dot LED basabilen üç boyutlu yazıcısını geliştirdiler. Quantum dot LED, ya da kısa adıyla QLED teknolojisi, OLED’in bir üst aşaması olarak görülüyor ve enerji tasarrufu yönünden rakibini geride bırakıyor. Sentetik organik materyal yerine, kadmiyum selenit nano kristalleri kullanan bu teknoloji, OLED panellere göre daha şeffaf, daha ince ve daha esnek ekran matrisleri üretilmesine imkan tanıyor. Princeton Üniversitesi yetkilileri de, QLED’in sağladığı üstünlükler sayesinde, dijital ekranlı kontakt lens üretiminin mümkün olduğunu söylüyorlar.

Araştırma ekibini yöneten Michal McAlphine, dijital ekranlı lenslerin 5 katmandan oluşacağını belirtiyor. En alt tabakada, gümüş nano parçacıklarından oluşan bir halka, kontakt lens elektronik aksamına ev sahipliği yaparken, bu tabakanın üzerindeki iki farklı polimer katman ise üst katmanlar ile gümüş parçacıklar arasındaki elektrik akışını sağlıyor. Polimer tabakaların ardından gelen kısımda ise, kadmiyum selenit quantum partikülleri yer alıyor. Lensin dış kısmı ise, Sharp’ın 4K çözünürlüklü ekranlarında kullanacağı indiyum galyum (IGZO) materyal ile kaplanıyor.

Geliştirilmesi 2 yıl gibi kısacık bir sürede tamamlanan üç boyutlu yazıcının maliyetinin 20.000 $ gibi cüzi sayılabilecek bir rakam olduğu söyleniyor. Princeton yetkililerinin icat ettiği QLED kontakt lens, üç boyutlu yazıcı ile basılan çalışır durumdaki ilk elektronik aygıt olarak bilim tarihinde yer edinecek.

Kaynak: Techno-Labs